KFZ Lease | Anasayfa

Türkiye’de Leasing


Türkiye'de Leasing: Sektör Nasıl Ortaya Çıktı ve Nasıl Gelişti?


Türkiye'de işletmelerin makine, ekipman veya araç ihtiyaçlarını karşılarken başvurduğu finansman yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, bugün otuz yılı aşkın bir geçmişe sahip, kendi kanunu ve denetim mekanizması bulunan yerleşik bir sektördür. Ancak bu noktaya gelinceye kadar sektör, birkaç önemli mevzuat değişikliğinden ve kurumsal dönüşümden geçmiştir.


Bu yazıda Türkiye'de leasing'in hukuki temellerinin nasıl atıldığını, hangi kanunların sektörü şekillendirdiğini ve bugün hangi çerçevede faaliyet gösterildiğini, resmî kaynaklara dayanarak ele alıyoruz.


İlk Hukuki Adım: 3226 Sayılı Kanun

Türkiye'de finansal kiralamaya ilişkin ilk özel düzenleme, 1985 yılında yürürlüğe giren 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu ile yapılmıştır. Bu kanun, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ülkemizde leasing sözleşmelerine ilişkin ilk kapsamlı hukuki çerçeveyi oluşturmuştur.


Akademik çalışmalarda, sektörün fiilen Türkiye ekonomisinde yer almaya başlamasının 1986 yılından itibaren gerçekleştiği belirtilmektedir. Bu bakımdan 3226 sayılı Kanun, yalnızca sembolik değil, sektörün pratikte faaliyete geçmesini de mümkün kılan bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Türkiye'de ilk finansal kiralama şirketleri kurulmuş ve leasing, bankacılık dışında alternatif bir finansman kanalı olarak işletmelerin gündemine girmiştir.


Denetimin BDDK Çatısı Altına Alınması

Finansal kiralama şirketleri üzerindeki denetim ve gözetim sorumluluğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) devredilmiştir. Bu değişiklik, sektörün bankacılık sistemiyle benzer bir denetim standardına tabi tutulması açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur.

BDDK'nın sektöre ilişkin gözetim yetkisi, günümüzde de leasing şirketlerinin kuruluş izinlerinden faaliyet esaslarına kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu durum, leasing sözleşmesi yapacak kullanıcılar açısından da bir güvence unsuru olarak değerlendirilebilir; zira sektör, düzenli resmî denetime tabi kurumlar eliyle yürütülmektedir.


Sektörü Yeniden Şekillendiren Kanun: 6361 Sayılı Düzenleme

Türkiye'de leasing sektörünün bugünkü hukuki çerçevesi, 21 Kasım 2012 tarihinde kabul edilip 13 Aralık 2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile belirlenmektedir. Bu kanun, daha önce ayrı ayrı düzenlenen finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerini tek bir kanuni çatı altında toplamış ve 3226 sayılı eski Kanunu yürürlükten kaldırmıştır.


6361 sayılı Kanun kapsamında finansal kiralamaya konu olabilecek varlıklar; işletmenin faaliyetinde kullanacağı taşınır ve taşınmaz mallar olarak tanımlanmaktadır. Sözleşme süresine ilişkin ayrıntılar ve istisnalar ise kanunun uygulama yönetmeliklerinde yer almaktadır; bu nedenle somut bir işlemde uygulanacak sürenin, güncel BDDK mevzuatına göre değerlendirilmesi gerekir. BDDK, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından 24 Nisan 2013 tarihinde yayımladığı yönetmelikle kuruluş ve faaliyet esaslarını daha ayrıntılı biçimde belirlemiştir.


Kanunun getirdiği bir diğer önemli yenilik, sektördeki şirketlerin bir meslek birliğine üye olma zorunluluğudur. Bu çerçevede kurulan Finansal Kurumlar Birliği (FKB), leasing, faktoring ve finansman şirketlerini temsil eden, sektörle ilgili düzenlemelere ve raporlamalara katkı sunan bir çatı kuruluş olarak faaliyet göstermektedir. 2021 yılında yapılan bir değişiklikle kanunun kapsamına tasarruf finansman şirketleri de dahil edilmiştir.


Sektörün Hangi Alanlarda Kullanıldığı

Türkiye'de leasing, kuruluşundan bu yana özellikle üretim, imalat ve inşaat sektörlerinde makine ve ekipman finansmanında yaygın biçimde tercih edilmiştir. Zamanla ticari araç ve iş makinesi finansmanı da sektörün önemli bir bileşeni hâline gelmiştir. Hangi malların somut olarak finansal kiralamaya konu olabileceği, güncel mevzuat çerçevesinde ve BDDK'nın belirlediği esaslar dahilinde değerlendirilmesi gereken bir konudur.


Sektörün Bugünkü Konumu

Bugün Türkiye'de finansal kiralama, BDDK denetimine tabi şirketler eliyle yürütülen, FKB çatısı altında örgütlenmiş ve düzenli olarak sektör verileri yayımlanan kurumsallaşmış bir yapıya sahiptir. FKB, dönemsel olarak finansal kiralama sektörüne ilişkin raporlar yayımlamakta ve bu raporlar sektörün güncel görünümü hakkında bilgi edinmek isteyenler için önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Sektörün güncel büyüklüğüne veya belirli dönemlere ait somut rakamlara ilişkin en güvenilir bilgi, her zaman FKB'nin güncel yayınlarından takip edilmelidir.


Son Söz

Türkiye'de leasing sektörünün gelişimi, 1985 yılındaki ilk kanuni düzenlemeden başlayıp, 2006'da BDDK denetimine geçiş ve 2012'de kapsamlı bir yeniden yapılanmayla devam eden aşamalı bir sürecin sonucudur. Bu tarihsel çerçeveyi bilmek, bugün bir leasing sözleşmesi değerlendiren işletmelerin, sektörün hangi kurumsal ve hukuki zemin üzerinde yükseldiğini anlaması açısından faydalıdır. Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılırken de, güncel mevzuatın ve resmî kurum açıklamalarının esas alınması önem taşımaktadır.


Kaynakça

  • 3226 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu (1985, mülga)
  • 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (2012)
  • Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) – Finansal Kiralama Mevzuatı
  • Finansal Kurumlar Birliği (FKB) – Finansal Kiralama Sektör Raporları
  • T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı – Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Varlık Yönetim Şirketleri Sektör Araştırma Raporu