KFZ Lease | Anasayfa

Elektrikli Araçlarda Leasing


Elektrikli Araçlarda Leasing Neden Önem Kazanıyor?


Elektrikli araç pazarı büyüdükçe, bu araçların nasıl finanse edileceği sorusu da giderek daha fazla tartışılır hâle geliyor. Pek çok kullanıcı ve işletme için leasing, elektrikli araçlara özgü bazı belirsizliklerle başa çıkmanın pratik bir yolu olarak öne çıkıyor. Ancak bu durumun "leasing her zaman elektrikli araçlar için en avantajlı seçenektir" şeklinde genellenmesi doğru bir yaklaşım olmaz.

Bu yazıda elektrikli araçlarda leasing'in neden giderek daha fazla tercih edildiğini, somut verilerle desteklenen gözlemler üzerinden ele alıyoruz.


Teknolojinin Hızla Değişmesi

Elektrikli araç teknolojisi, özellikle batarya kapasitesi ve menzil konusunda hızlı bir gelişim göstermektedir. Bugün satın alınan bir modelin birkaç yıl içinde teknolojik olarak geride kalması ihtimali, içten yanmalı araçlara kıyasla daha belirgin olabilir. Bu durum, bazı kullanıcıların uzun vadeli sahiplik yerine, belirli aralıklarla güncel modele geçebilecekleri leasing gibi modelleri tercih etmesine yol açabilir.


İkinci El Değer Belirsizliği

Elektrikli araçların ikinci el piyasadaki değer kaybı, batarya durumu, teknolojik eskime hızı ve pazarın henüz yeterince olgunlaşmamış olması gibi nedenlerle içten yanmalı araçlara kıyasla daha öngörülemez olabilir. Leasing modelinde bu risk büyük ölçüde kiralayan tarafından üstlenildiğinden, kullanıcı ikinci el değer belirsizliğinin doğrudan etkisinden bir ölçüde korunabilir.


Yeni Model Döngülerinin Hızlanması

Elektrikli araç üreticileri, menzil ve şarj hızı gibi alanlardaki rekabet nedeniyle yeni modelleri daha sık piyasaya sürme eğilimindedir. Bu hızlı model döngüsü, teknolojiye erken erişmek isteyen kullanıcılar için leasing'i cazip bir seçenek hâline getirebilir.


Amerika Birleşik Devletleri Örneğinden Somut Veriler

Bu konudaki somut gözlemlerden biri, Chicago Federal Rezerv Bankası'nın (Federal Reserve Bank of Chicago) yayımladığı bir araştırmadan gelmektedir. Bu araştırmaya göre, ABD'de 2012-2017 model yılları arasında üretilen batarya elektrikli araçlarda (BEV) leasing oranı yüzde 40'ın üzerine çıkarken, diğer aktarma organına sahip araçlarda bu oran yüzde 20-30 aralığında kalmıştır. Aynı araştırmada, Tesla dışındaki BEV modellerinde 2012-2016 model yılları arasında leasing oranının yüzde 60-80 gibi oldukça yüksek seviyelere ulaştığı belirtilmektedir.


Araştırma, 2018 model yılından sonra bu oranların yüzde 15-25 aralığına gerileyerek normalleştiğini de ortaya koymaktadır. Bu değişimde, Tesla'nın pazardaki payının artmasının ve Tesla modellerinin görece daha düşük leasing oranlarına sahip olmasının etkili olduğu belirtilmektedir.


Bu verilerin yalnızca Amerika Birleşik Devletleri pazarına ait olduğunu ve doğrudan başka ülkelere, örneğin Türkiye'ye genellenemeyeceğini özellikle vurgulamak gerekir. Her ülkenin kendi vergi düzenlemeleri, teşvik politikaları ve tüketici alışkanlıkları, leasing oranlarını farklı biçimlerde şekillendirebilir.


Düşük Peşinat ve Öngörülebilir Ödemeler

Aynı araştırmada, elektrikli araçlarda leasing'in tercih edilme nedenleri arasında düşük peşinat ve aylık ödeme imkânı, hızla değişen teknolojiye karşı bir tür güvence sağlaması ve bazı vergi avantajlarının kiralayan üzerinden daha hızlı yansıtılabilmesi gibi etkenler de sayılmaktadır.


Toplam Kullanım Maliyeti Açısından Değerlendirme

Elektrikli araçlarda leasing tercih edilirken, yalnızca aylık ödeme değil; sözleşme süresi boyunca oluşacak toplam maliyetin, şarj maliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Bu konuyu genel bir leasing perspektifinden ayrı bir yazımızda ele alıyoruz.


Elektrikli Filo Araçlarında Leasing

Elektrikli araç leasing'i yalnızca bireysel kullanıcıları değil, filolarını elektrikli araçlara dönüştürmeyi değerlendiren işletmeleri de doğrudan ilgilendiriyor. Çok sayıda aracın aynı anda edinilmesi gereken bir filo araç alımı sürecinde, elektrikli filo araçlarına özgü teknoloji ve ikinci el değer belirsizliği daha büyük bir ölçekte hissedilebilir. Bu nedenle filo leasing yoluyla elektrikli araç edinimi, işletmelerin bu riski tek tek satın alma yerine kiralayan tarafla paylaşabilmesine imkân tanıyabilir. Filo dönüşümünün şarj altyapısı ve sürdürülebilirlik boyutunu ayrı bir yazımızda daha ayrıntılı ele alıyoruz.


Genelleme Yapmaktan Kaçınmak

Elektrikli araçlarda leasing oranlarının bazı pazarlarda ve dönemlerde yüksek seyretmesi, bu modelin her kullanıcı ve her ülke için otomatik olarak en avantajlı seçenek olduğu anlamına gelmez. Kullanıcının bütçesi, aracı ne kadar süre kullanmayı planladığı ve yerel piyasa koşulları, karar sürecinde belirleyici olmaya devam etmektedir.


Son Söz

Elektrikli araçlarda leasing'in önem kazanması, teknolojik değişim hızı, ikinci el değer belirsizliği ve öngörülebilir ödeme imkânı gibi somut etkenlere dayanmaktadır. Ancak bu eğilimin belirli pazarlarda gözlemlenmiş olması, her kullanıcı için aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez. Karar verirken, güncel piyasa koşullarının ve kişisel ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerekir.


Kaynakça

  • Federal Reserve Bank of Chicago – "Charging Ahead: Trends in Leasing for Battery Electric Vehicles"
  • Finansal Kurumlar Birliği (FKB) – Finansal Kiralama Sektör Raporları